Aşk her zaman vardı...

Ekim 1, 2008 - Sensizlikten Korkuyorum

Yazmıyorum uzun zamandır, aslında yazmak istiyor ama durduruyorum yüreğimi.
Korkuyorum çünkü; hani yazarsam…
Hani dökersem içimi tüm korkularımın gerçekleşmesinden korkuyorum.
Seni kaybetmekten…
Sensizlikten, evet sensizlikten çok kokuyorum.
 
Öyle ki düşünmek bile korkutuyor beni, hani düşünürsem o an gerçek olacakmış ve her şey geçmişte bir anı olarak her daim acı verecekmiş gibi geliyor bana. Acısını geçtim seni bir daha görememek korkusu büsbütün susturuyor düşüncelerimi.
 
Ne çok kızmışımdır sana kim bilir ve belki ne çok kızdırmışımdır.
Ama yine de her şeye rağmen ve tabii ki herkese rağmen, sevmekten vazgeçmedim seni.
Ve biliyorum ki sen de beni.
 
Aslında hiçbir gün gecenin bir yarısı seni kaybetme korkusuyla ter içinde uyanacağımı düşünmedim ben. Hiç aklıma gelmedi bir gün gidebilme ihtimalin.
 
Hani söz vermiştin ya bir kere bana, sarılıp sımsıkı asla gitmeyeceğim ve gitmene izin vermeyeceğim diyerek alnıma sıcacık bir öpücük kondurmuştun güvenle de;  ben kocaman bir gülümseme ile cevap vermiştim ya sana…
 
 İşte o zamandan beri korkmuyordum hiçbir şeyden.
 
Ve  o günden beri,  hiç bu korkuyla baş başa kalacağımı düşünmedi yüreğim.
 
Belki de şimdiki çaresizliğimin ana nedeni bu kim bilir, belki de hep var olacağın düşüncesi ile tüm güçsüzlüğümü attım kenara da; sırtımı dayayıp sana, hep arkamda olduğunu bilmek huzurla doldurdu içimi.
 
Sen kendimi hep iyi hissetmemi sağladın varlığınla. Sen hep biraz daha ileriye gitmem için neler gerekli öğrettin. En önemlisi de her ne olursa olsun vazgeçmemeyi gösterdin.
 
Off…
 
Yazamıyorum hala, bak ne kadar da uzak kelimelerim, aslında düşüncelerim ne kadar da basit. Söylemek istediklerim o kadar yalın ki aslında.
Aslında içimden geçenler…
İçimden geçenler küçücük bir kız çocuğunun çığlıkları ile gözyaşı olup akıyor yanaklarıma.
Öyle ki yırtıyor benliğimin tüm zerrelerini ve ben yine de susuyorum…
Yazmıyorum…
Uzun zamandır yazmıyorum.
Senin gidebilme ihtimalini öğrendiğimden beri hiçbir şey yazamıyorum.
 
Ve her gece bir çocuk dikilip karşıma ağlıyor, deli gibi ağlıyor yüreğimde.
Çığlık çığlığa sesleniyor sana…
 
Baba seni çok seviyorum, ne olur gitme…
 
Ben kulaklarımı tıkıyorum, çünkü senin gidebilme ihtimalini hiç sevmiyorum…
Sen de sevme ne olur, hani gitmemeye söz vermiştin ya o küçük kızına, büyüse de verdiğin sözü unutma ve gitme.
Çünkü başa çıkamaz sensizliğin acısıyla. Başa çıkamaz babasını bir daha görememe ihtimaliyle.
 
Bu yüzden gitme.
Sakın bizi terk etme.
 
Küçük bir kız çocuğu bağırıyor içimde feryat figan, baba gitme… Sakın gitme… Bizi terk etme… Daha büyümedim ben, hem bak gitmezsen söz polis olacağım bu sefer. Bu sefer dinleyeceğim seni. Tutturmayacağım ben gazeteci olacağım, tutturmayacağım polis yapamazsınız beni diye. Ben istediğim mesleği yapacağım demeyeceğim söz.
Gitme, gitme ki gör…
Bırak benimle gurur duyabilmeni sağlayayım sana. Hani hiçbir işe yaramadığımı düşünüyorum da sen varlığımın ne kadar önemli olduğunu anlatıyorsun ya bana.
Gitme, gitme ve gör; senin de ne kadar önemli olduğunu bizler için.
 
Hem bana takıldığında kızmayacağım da sana artık, sinirlendirmek için ne yaparsan yap kızmayacağım, hatta istediğin kadar kızdır beni. Tek kelime etmeyeceğim sana…
 
Yeter ki gitme…
Gitme yeter ki, sakın bizi bırakma burada sensiz…
 
Yada boş ver her şeyi, bir neden sunmam gerekmez ki sana.
 
Sen babamsın, sen güç verensin yüreğime. Sen varlığınla kendimi hep güvende hissettirensin.  Bazen kızsam da sana, yada kızdırsam da hep sevdiğim ve sevmekten asla vazgeçmeyeceğim tek adamsın dünyada.
 
Seni seviyorum ben, çok seviyorum ve gitmeni istemiyorum anla.
 Hatta hani dersin ya hep sen…
İzin vermiyorum…
Evet yanlış duymadın beni, izin vermiyorum gitmene.
 Hakkın yok çünkü beni sensiz bırakmaya, hiçbirimizi çaresiz bırakıp gitmeye hakkın yok;  hastaysan iyileşmeyi bilmelisin…
Sen babasın, güçlü olansın.
Hastalansa bile vazgeçmeyen güçlü olmaktan.
 Kızlarını asla bırakmayan.
Bu yüzden izin vermiyorum ben gitmene.
 
Büyüdüğüme bakma baba, hala küçücük bir kız çocuğuyum ben. Hala sana ihtiyacı olan, hala döndüğünde arkasını babasını görmek isteyen.
 
Bu yüzden gitme.
 Ne olur gitme, güçlü ol ve yen bu içine düştüğün durumu.
 
Hani horlamandan dolayı uyuyamazdım ya eskiden, şimdi horlamadığın anda kalkıyorum yatağımdan. Kan ter içinde koşuyorum yanına. Sen duymuyorsun beni belki ama, nefes alışını dinliyorum usulca. İçimdeki korku öyle belirginleşiyor ki, yatağıma döndüğümde kulağım hep sende. Kızdığım horlaman bu sefer rahat nefes aldırıyor bana.
 
Elimde değil, istemiyorum gitmeni, ben hiç sensiz kalmadım çünkü. Sensiz nasıl yaşanır bilmem, nasıl durulur ayakta. Sen olmadan nasıldır dünya bilmem ve bilmekte istemem. Bu yüzden hani diyorsun ya kalbini tutup, aslanlar gibi girip Allah’ın izniyle çıkacağım diye. Dediğin gibi yap olur mu, çıkmamazlık yapma sakın, sakın bırakıp gitme bizi o masada.
 
Korkularım, bak yine çıktılar gün yüzüne.
Susuyorum bu yüzden, çünkü gerçek olmalarını istemiyorum.
Susuyorum çünkü biliyorum sen kızın üzülse hissedersin, içimdeki küçük çocuğun çığlıkları duyarsın mutlaka ve terk etmezsin onu.
Ama o söylemekten korkar, düşünmekten hatta bu nedenle kelimelerini atar çöpe.
Bu yüzden yazmaz uzun zamandır.
Bu yüzden yazamaz…
 
Sırf sen gitme diye, yada gitme ihtimalini düşünmek bile yorduğu için onu, çok üzdüğü için susar kızın.
 
Anla işte; yazmıyorum uzun zamandır, aslında yazmak istiyor ama durduruyorum yüreğimi. Korkuyorum çünkü; hani yazarsam…
Hani dökersem içimi tüm korkularımın gerçekleşmesinden korkuyorum.
Seni kaybetmekten…
Sensizlikten, evet sensizlikten çok kokuyorum.
 
Lütfen bırakma beni sensiz, ne olur bu yüzden gitme.
Sakın yatacağın o masada bizi terk etme.
 
Ve sakın unutma, sen dünyada sevmekten vazgeçmeyeceğim tek adamsın…
Çünkü sen babamsın…
 
Ve kızın sensizlikten çok korkuyor baba...
 
Meral BİLGİÇ
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Ağustos 29, 2008 - Bugün bayram günü annecim

 

Bugün bayram günü annecim….

Bayram sabahı tüm aile birlikte olur, bayram sabahı sevenler iyice kenetlenir birbirlerine… Dargınlar barışır… Ağlayan yüzler güler bayram sabahında…
Bugün bayram günü annecim; bak, sen demeden kalktım erkenden. Ezan sesiyle açtım perdeleri. Önce bir güzel topladım odamı, pırıl pırıl yaptım her eşyamı. Sonra duşa girdim hemen… Senin istediğin gibi... Senin hep bize dediğin gibi… Temiz temiz giyindim ve her bayram sabahı yaptığın gibi beni sıcacık öpmeni bekledim.

Bu sabah sen gelip kaldırmadan uyandım annecim... Bak naza çekmedim kendimi…
“N’olur anne biraz daha yatayım.”

Demeden kalktım buz gibi yatağımdan… Kahvaltı hazırladım beş kişilik; ama tek kişinin yiyebildiği… Kahvaltımı yaptım annecim sizinle birlikte siz hissetmeden… Babam gene gazetesini okurken ve bana laf atarken arada,
“bak senden bir tane daha, dünyayı kurtaracağını sanıyor” derken…
Bende her zamanki gibi, “ama baba.” Diyerek sitem ediyorum ona. Sonra bayramı hatırlayıp unutuyorum babamın şakası ardından yaşadığım kırgınlığı.

Bu sabah bayram sabahı annem… Bak kahvaltı bulaşıklarını da yıkadı kızın. Her şeyi yaptım, istediğin gibi yaşadım bayram sabahını gördün mü?

Hadi bayramlaşma vakti artık… Uzat elini öpeyim annem…

………


Annem…

Annecim…

Uzat elini…

Anne…

Hadi uzat ta öpeyim elini…

………
………
………


Gene erken geldi sabah, gene rüyamın en güzel yerinde uyandırdı beni güneş… Yatağım gene ıslandı gözümden akan damlalarla…

Sen o akan yaşları görme annem…

………
………


N’olur ağlama…

Sen ağlayasın diye akmıyor onlar…

Sen üzülesin diye ağlamıyorum inan…

Hasretten bu ağlayışım biliyorsun... Özlemle dolan yüreğimin taşıyamadı yılgınlığın dışa vurumu sadece… Yanınızda olamayışımdan inan… Sen bakma bana n’olur… Sakın sende ağlama ben ağlıyorum diye…

Ben özledim mi azıcık bilirsin dayanamaz akar yaşlar gözlerimden. Hele bu özlem büyüdü mü yüreğimde, dağ gibi oldu mu hasretim hiç durduramam onları bilirsin… Ama gene de sen ağlama annem… Dayanamam ağlama…

………
………


Evet ben ağlıyorum ama sen ağlama n’olur...

Bana da, “ağlama yavrum” deme sakın… Özledim elimde değil annem… Buram buram kokuyorsunuz burnumda… Yüreğim yangın yeri… Yüreğim yılgın…

Sığınmayı özledim sana annem… Sarmanı…

“Kızım… Yavrum...”

Demeni özledim anla… Bayram sabahları erkenden kaldırmalarını özledim… Birlikte kahvaltıyı hazırlamamızı ve büyük bir zevkle ailenin geri kalanını suyla uyandırmayı… Sabah kahkahaları atmayı özledim sizlerle birlikte… Seni özledim annem… Babamı… Kardeşlerimi özledim… Ondandır bu ağlayış, ondandır inan...

……
……

Bayram sabahı yaklaşıyor be annem… Ve ben gene gelemiyorum yanınıza… Gene yalnızlık gözüktü kızına bayramda…

………
……


Gelip alır mısın beni annem… Güçsüzüm, duramıyorum ayakta desem gelip alır mısın kuzucunu… En azından bu bayrama özel sırf elini öpmem için alır mısın oraya beni de…

………
………

Ben gelemiyorum hadi sen gel al beni annem…

Götür beni evime…

Bayram sabahı gene öp beni içten… Uzat elini bayramlaşalım annem… Ya da hiç olmadı, gel uyandır beni bu kabustan bir bayram sabahı… O güzel sesini duyayım…

“Kızım, bugün bayram.. Hadi kalk yavrum…”

Meral BİLGİÇ

15.01.2005

Yorum (3) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

Haziran 24, 2007 - Daha Vakit Çok Erken!

 

 

Gitme lanet olası,gitme daha vakit çok erken….

Daha gün batmadı gitme!

Gitme, daha yaşayacak yıllar,ağlanılacak acılar ve sarılıp kucaklaşılacak vuslatlar var yüreklerimize.

 

Gitme n’olur….

N’olur gitme,bekle!

 

Biraz daha , n’olur biraz daha nefes alalım birlikte;bırakıp ta beni, gitme…

 

Bak bana, aç gözlerini ve bak yine eskisi gibi…Hadi kalk, kalk ve buradayım de…

 

Bu borular, hem bu borular hiç yakışmamış sana.

Morluklar, gözlerindeki bu şişlik…

Kalk hadi, aç gözlerini ve bak gözlerime,alışık değilim ben böylesine.

 

Böyle bir acıya katlanamaz benliğim inan, inan gidersen eğer hoşça kal diyemez dilim asla sana.

 

N’olur, n’olur biraz daha bekle!

 

Yada, kalk…

Kalk, ben yatayım yerine.Acını çekeyim, seni böyle görmektense; giymek için uğraş verdiğin o beyazımsı siyahlığı ben geçireyim gecelik niyetine üzerime. Razı yüreğim, gözlerini açman için her şeye.

 

N’olur,yalvarırım gitme!

 

Uyan hadi, kalk şurdan.İsyan ettirme tanrıya beni. Onun karşısına dikilme cesareti gösterttirme bana.

Kalk hadi, n’olur kalk; daha fazla konuşturtma beni, yorma yüreğimi sende.

 

Bak bana, aç gözlerini ve bak!

Kötü de olsa bir çatı katındayım şimdi, tıpkı hayallerimizdeki gibi.

Belki küçük bir balkonu yok evet, evet belki camdan değil çatısı istediğimiz gibi ama; ama terasımız var evimizde.

 

N’olur gitme…

 

Tamam duvarlarımız mor değil ama; odam,odamız lilaya boyandı gecenin bir yarısı inan…

Hem sen gelince mor yaparız olmaz mı?

 

Fidan…Fidan n’olur bekle…Biraz daha dayan ve gitme!

 

İnan,inan ve aç gözlerini.Söz ilk iş mor boya almaya gideriz bir Pazar seninle ellerimiz cebimizde.

 

Hem, hem bir kedimiz bile var çirkin mi çirkin; onu görmeden mi gideceksin.

Söylesene , evimizde bir fincan kahve içmeden mi terk edeceksin beni!

 

N’olur, n’olur bekle!

 

En güçsüz anımda sığınağıydın yüreğimin oysa, oysa sen her gece ismini sayıklayarak özlemle uyuduğum ve her sabah yanında olamadığım için kızdığım tek dostumdun kendime.

 

Şimdi pişmanlıklar içinde beklerken çaresiz açman için gözlerini;affet, affet beni ve gitme.

 

O gün aradığında beni ve özlediğini söylediğinde ağlayarak. Gelemediğim için lanet ediyorum kendime.

Bir yol bulmalıydı oysa ki yüreğim. Oysa ki sana ihtiyacım var dediğin anda koşabilmeliydim sana…

 

Affet gelemedim, affet kaldım burada.

Ama n’olur gitme, gitme sonuna kadar kalmaya razıyım dizinin dibinde.

 

Hadi kalk, kalk ve aç gözlerini, yine bak!

Yine gülümse bana .

Bak yanı başındayım uyan.

Uyan ve tut yüreğimden yine.

 

Duymuyor musun beni?

Kızıyorum ama ,bu kadar güçsüz olamazsın sen asla.

Aç gözlerini hadi, hadi bak bana…

 

N’olur aç, bak ağlıyorum dayanamazsın ağlamama. Yüreğim paramparça i sen kırıklarını toplardın oysa.

 

Kalk lanet olası, kalk…

Gitme, bekle!

Gitme vakti değil anlardan, yanındayım bak; sarılma ve güçlü olma zamanı inan!

İnan ve kalk ordan…

Bekliyorum yanı başında seni!

 

Meral BİLGİÇ

23/07/2007

 

 

 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ne geliyorsa içinden, o dökülür kaleminden.

Kategoriler

Arkadaşlarım

Blogcu Yardım